Navigation Menu+

Kurumunuzun Kimliğini İnternette Yönetin; Çağı Yakalayın

Mar 18, 2009 / Öğle Yemekleri

Günümüzde kurumunuzun, binasından, ofisinden ve çalışanlarından daha çok görünen bir yer var, internetteki duruşu!

Yakın
çevremdeki kişilere, çalıştıkları kurumun dijital görüntüsüne dikkat
etmelerini, daha çok takipte olmalarını her söylediğimde, kriz ve
vakitsizlik kelimelerini duymaktayım. Bu bağlamda işi uzmanıyla
konuşmaya, basit ve kolay uygulanır aynı zamanda etkileri büyük formülleri
öğrenmeye karar verdim.
Mert Alemdar

Mert Alemdar,
işlerini beğenerek izlediğim teknoloji şirketi Nexum'da çalışıyor. Yeni nesil tüm
çözümleri kendi hayatına uygulayarak başlıyor çalışmalarına, teknoloji
hayatının vazgeçilmez parçası olduğu için de başarıya ulaşıyor.

Teknoloji Danışmanı Mert'le kurumunuzun dijital değerini yükseltme yollarını konuştuk: 

NBS: Mert kendine Teknoloji Danışmanı diyorsun. Nedir bu Teknoloji
Danışmanlığı?

Mert Alemdar: Teknoloji Danışmanı olarak, danışmanlığıma başvuran kişi veya
kurumların adına teknolojiyi takip edip, sektörleri ile ilgili yenilikleri
herkesten önce bildirip, mevcut iş yapış şekillerine destek olup, rakiplerine
göre fark yaratmalarını sağlayacak teknolojiyi, kişi veya kurumlara
kullandırtıyorum. Türkiye'de çok bilinen bir danışmanlık türü değil. Az önce
bahsettiğim konular bazılarına çok yüzeysel gelebilir çünkü zaten olabildiğince
basit ve özet olarak anlatmaya çalıştım fakat aslında bu buzdağının üstü
sadece. Teknolojinin gelişimine ayak uydurmak artık bir ek özellik olmaktan
çıktı ve zorunluluk haline geldi. Teknoloji ile birlikte gelişimini paralel
hızda gerçekleştiremeyen kurumlar yok olmaya mahkumdurlar.

Teknoloji danışmanlığını örnekle açıklar mısın?

Örnek olarak aslında her zaman kullandığımız sosyal ağları şirketinizin
yararına kullanmanın yöntemlerini verebilirim. Yakın çevremizin gündelik
yaşamlarında neler yaptığını takip etmeye ve yeni iş veya arkadaşlık
bağlantıları bulmaya yarayan sosyal ağlar aslında şirketimizin faaliyetlerini
duyurmak için çok güzel bir kaynaktır. Nasıl biz kendimiz hakkında haberler ve
bilgiler ile bu ağları besliyorsak şirketimiz için de bunu yapabiliriz hatta
yapmalıyız.

Genel olarak şirketlerin internetteki
görünürlüklerini şöyle özetleyebiliriz; Bir firmayı internet arama motorunda
arattığınızda karşınıza çıkacak sonuçlar %90 kendi web sitesinden gelecek
bilgilerden oluşacaktır. Geri kalan % 10 luk oranda ise gazetelerde firma ile
ilgili çıkan yazılar ve şikayet sitelerinde firmanın müşterilerinin ürünleri
ile ilgili yaşadıkları sorunları paylaştıkları yazılar olacaktır.

Arama motorlarının varoluş sebepleri en güncel
haberi ve içeriği arama yapan kullanıcıya getirmektir. Fakat firmanızın web
sitesi sık güncellenen bir kaynak olarak sayılmadığından arama motorları için
birinci öncelikte kaynak değildir.

Halbuki sosyal içerik sağlayan servisler daima
en güncel bilgileri ürettiklerinden arama motorları için birinci önceliğe
sahiptirler. Bu sebeple sosyal içerik sağlayan servislerin aktif bir şekilde
kullanılması firmanızın internetteki PR'ında gözardı edilmeyecek bir etkiye
sahip olacaktır.

Büyük resmin tamamını görebilmeniz için
hazırladığım diyagram sanırım konunun daha net anlaşılmasını sağlayacaktır.

Yemek sırasında bu diyagramı çizen Mert'tan açıklamasını rica ediyoruz.

Kurumunuzun İnternet Yönetim KlavuzuBu grafikte görüldüğü gibi aslında her firma
belirli içerikleri üretir ve belirli içerikleri ise takip eder. Ürettiği
içerikler aslında firmanın işleyişi ile ilgili içeriklerdir. Örneğin ürünleri
hakkında bilgiler, yeni referansları, başarı hikayeleri, kariyer ilanları,
etkinlikleri, basılı materyalleri firmanın ürettiği içeriklerden bazılarıdır.
Takip ettiği içerikler ise daha çok sektörü, uzmanlık alanı ve rakipleri gibi
konulardır.

Günümüzde bir firmanın web sitesinin olması
artık bir zorunluluktur. Hatta 1-2 aya kadar bu artık kanunlaşacaktır. Diğer
taraftan konumuz olan İnternet'in PR amaçlı kullanımı için ise her firmanın
birde bloğu olma zorunluluğu gelmiştir. Blog ile gelen RSS teknolojisi  sayesinde ürettiğimiz tüm bilgileri çok
rahatlıkla Web 2.0 özelliklerini kullanan bir sistemde yayabilme imkanımız
bulunmaktadır.

Örnekleyerek açıklamak gerekirse bir firma
anlık haber niteliği taşıyan bilgilerini Twitter ve
FriendFeed
gibi
mecralarda duyurmalıdır. (Bu
servislerin kullanılması ile firmanız hakkında anlık bilgi almak isteyecek
müşterilerinizi ve müşteri adaylarınızı bilgilendirebilirsiniz. Twitter
http://en.wikipedia.org/wiki/Twitter ve FriendFeed http://en.wikipedia.org/wiki/FriendFeed kullanan müşterilerinizin
ihtiyaçlarını ve düşünce tarzlarını CRM aktivitelerinde kullanmak üzere
loglayabilir ve raporlayabilirsiniz.)

Xing ve Facebook gibi sosyal
ağlarda ise Kurumsal Profil ve Gruplar yaratmalıdır. Bu profillere şemada
belirttiğim diğer servislerin RSS leri bağlanmalıdır. Tüm çalışanlarınız bu
sosyal ağlarda firmanın çatısı altında bulundurmalıdır. (Örneğin Xing http://en.wikipedia.org/wiki/XING de çalışanlarınızın yaratacakları
profiller sayesinde potansiyel müşterileriniz tarafından daha görünür
olabilirsiniz. Diğer taraftan kurumsal yapınızda alacağınız bir karar ile Xing
gibi sosyal ağlara satış ekiplerinizin birer profil yaratmasını bir kural
haline getirebilirsiniz. Bu sayede Xing gibi servislerin "Arıyorum" ve
"Sunuyorum" gibi alanlarının hizmetleriniz ve ürünleriniz ile doldurulması
sayesinde birçok potansiyel müşterinizin sizi bulmasını kolaylaştırabilirsiniz.
Bu sayede çalışanlarınız bilgi ürettikçe firmanız da duyulmaya ve PR aktivitelerini
otomatik olarak yapmaya başlayacaktır.)

Firma önemli haberlerini ve sayfalarını
Delicious ve
StumbleUpon gibi sık kullanılanlar sitelerinde
yayınlamalıdır. Tüm ürün, makine parkı, çalışma ortamı ve çalışmalarını video
ve resim paylaşım sitelerinde paylaşmalıdır. Diğer taraftan bilgi birikimini
müşterileri ile eğitim siteleri vasıtası ile sunmalıdır.

Dediğin gibi "internetin halkla ilişkiler amaçlı kullanımı"nı nasıl sağlayacağız?

Her projeye çıktılar ve girdiler açısından
bakmak gerekir. Örneğin buradaki örneğimiz firmalar ile ilgili olduğundan
firmaların çıktıları olarak "Firmaların ürettiği içerikler", "Kurumsal Web
Siteleri" ve "Kurumsal Blogları"nı düşünebiliriz. Girdiler ise aslına
"Firmaların takip ettikleri içerikler" olacaktır.

Örneğin her firmanın web sitesinde
"Tarihçemiz", "Ürünlerimiz" ve "Çalışanlarımız" gibi alanlar vardır. Normalde
arama motoru (Burada Google oluyor J) örümcekleri bu
sayfalarımızı dolaşır ve gider. Ancak bu ve diğer statik sayfalarımızın bir
kopyasını da GoogleBase (www.google.com/base) gibi arama
motorlarının içeriğine önem verdiği sitelerde paylaşabilirsek hem görünürlük oranımız
hem de aramalarda değerliliğimiz artmış olacaktır. (GoogleBase'in varoluş amacı kullanıcıların bilgi ve dokuman
paylaşım platformu olarak kendisini kullanmasıdır. Bu sayede Google Search,
Froogle ve Google Local en doğru bilgi ile desteklenmiş olurlar.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Google_Base)

Bir başka önek ise "Müşterilerimiz" alanında
verebilirim. Sonuçta tüm firmaların müşterileri ile ilgili "Referansları" ve "Başarı
hikayeleri" gibi duyurmak istedikleri ve yaptıkları işlerin kalitesini paylaşma
istekleri vardır. Bunları sosyal ağlarda status mesajları ve yaptıkları işler
ile ilgili linkleri digg gibi
sistemlerde yayınlayarak bilinirliliklerini arttırabilirler. (Digg belirli bir siteyi, haberi
veya duyurmak istediğiniz herhangi bir konuyu geniş bir okuyucu kitlesine
yaymanıza yarayan Sosyal Bookmark sistemidir. Digg sistemi gücünü birden fazla
kullanıcının aynı Bookmark'ı sisteme tanıtması ile arttırır. Bir linki nekadar
çok kişi digg'lemiş ise okadar çok daha fazla kişiye görünür olacak demektir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Digg)

Diğer taraftan firmaların "Eğitimleri",
"Etkinlikleri" ve "Basılı Materyalleri" gibi farklı çıktıları da olabilmekte.
Bunları ise Youtube, Flickr, SlideShare , Google Calendar ve Meetup gibi
duyuru alanlarında paylaşabilirler. (Örneklemek
gerekirse firmalar vermiş oldukları eğitimlerin video kayıtlarını Youtube
http://tr.wikipedia.org/wiki/YouTube video sitesinde kendi profilleri
üzerinden yüzbinlerce izleyici ile paylaşabilirler. İzleyiciler bu eğitimlerden
firmaların eğitim metodolojilerini ve eğitim ortamlarını inceleyebilirler. Yine
firmaların yapmış oldukları etkinlikleri Flickr
http://tr.wikipedia.org/wiki/Flickr gibi resim paylaşım sitelerinde
profilleri üzerinden yapması sayesinde ziyaretçiler firmanın nekadar sosyal ve
çalışanına değer veren bir vizyonda olduklarını detaylı bir şekilde
görebilirler.Eğitimde veya şirket sunumlarında kullandıkları sunum
materyallerini SlideShare
http://en.wikipedia.org/wiki/Slideshare üzerinden tüm internet
kullanıcılarına yayabilirler. Yine bu eğitim ve etkinlikleri ise GoogleCalendar
http://tr.wikipedia.org/wiki/Google_Calendar ve Meetup http://en.wikipedia.org/wiki/Meetup gibi etkinlik düzenleme ve duyurma
sitelerinde yayınlayarak müşterilerine bir sonraki etkinlikten haberdar olma ve
bu sistemler üzerinden kayıt olabilme olanağını sağlamış olurlar.)

Açıkladığım bağlantıları
kurabilmek için doğru adreslerde doğru profiller oluşturup uygun yöntemler ile
bunların bağlanması gerekmektedir.

Kurumlar teknolojinin
getirdiği yeni imkanları kullanarak internet okyanusunda daha fazla görünür
olabilir. Bu sayede  daha çok müşteriye dokunabilme imkanına sahip olur;
yeni müşteri ve yeni satışlar gerçekleştirir.
 

Mert Alemdar

Paylaş